SwissTurk.info

İsvicre'deki Türkiye

Archive for the ‘haber’ Category

İsviçre Haberleri (PUSULA) 15 MAYIS 2010

Cumartesi, Mayıs 15th, 2010
punkt
SVP’nin Seçmen Kaybı Büyük
punkt
Geçen Yılın İsviçre’deki Yabancılar İstatistikleri
punkt
İftar Yemeği
punkt
İsviçre, DNA Veri Bankası Kullanımına İzin Verdi
punkt
”Vatandaşlık Alımlarının Sayısı Sınırlansın!’
punkt
Ya Paranı Ya Cevabını!
punkt
Sabıka Sicil Dosyaları Şimdi PDF Formatında!
punkt
Bologna Reformu Öğretimin Başarısını Arttırdı
punkt
Kantonlar Daha Tasarruflu Davranmak Zorundal
punkt
UNIS: Yabancı Araştırmacı Gençlerin Önü Açıldı
punkt
İsviçre’nin En Popüler İsimleri
punkt
Köpek Saldırıları Her Geçen Gün Artıyor!
punkt
İsviçreliler Sempatiktir Ama Dayanışma Ruhları Yok
punkt
İsviçre’de 100 Yıldır Sonuçsuzca Aranan PETROL!
punkt
İsviçre, Dünyayı Ağır Silahlarla Donatıyor!
punkt
İdrarlı Yüzme Havuzları
punkt
KADDAFİ’NİN İSVİÇRE’YE ÖFKESİ DİNMİYOR!
punkt
Wangen’lı Türkler Haklı Mücadelelerini Kazandılar
punkt
İmamlar İsviçre’de Eğitilmeli mi?
punkt
İSVİÇRE’DE EĞİTİM KRİZİ
punkt
Cablecom: Zorunlu Paket Yasaklanacak
punkt
Katiller Serbestçe Halkın Arasında Dolaşıyorlar!
punkt
İsviçre Ekonomisi %2,2 Küçülecek
punkt
Roche, Genentech ile Anlaşma Yaptı
punkt
Comagic Ailesi İsviçre’den Gitmek Zorunda
punkt
Ayda 80 Frank’a Hastalık Sigorta Kasası
punkt
Kriz İsviçre’nin Orta Ölçekli Firmalarını da Vurdu
punkt
Kadın ve Erkekler Arasındaki Maaş Farkı Uçurumu
punkt
Tıp Fakültelerine Rağbet Kapasite Sorunu Yarattı
punkt
İsviçre’nin 5 Adet Resmi Dili mi Olacak?
punkt
PostFinance: Kazanç, Rekor Düzeye Çıktı
punkt
Sosyal Hizmetler de mi Vergilendirilecek?
punkt
Credit Suiss’den de Şok Haber: 8,2 Mılyar Zarar
punkt
BILLAG Kaldırılacak mı?
punkt
Tecavüzcü Babaya Ağır Ceza
punkt
İsviçre’de 120 000 Çocuk Açıkta
punkt
Pahalılık Neredeyse Sıfıra Düştü
punkt
İsviçre’de Kızamık Salgını! Çocuklarınızı Aşılatın
punkt
Yabancı Kökenliler Daha Fazla Kira Ödüyorlar
punkt
Alman Göçmenlerin Sayısı Azaldı
punkt
Zenginler, Fakir Akrabalarına Yardım Etmek Zorunda
punkt
Kreşler, Eğitim Kurumlarına Dönüştürülecek
punkt
Aargau Trafik Magandalarını Daha Sıkı Denetleyecek
punkt
Sınır Dışı Edilme İnisiyatifine Karşı Teklif Geldi
punkt
Minare Kavgası Bitti: Wangen Artık Minareli
punkt
Her Yıl 1000 Kişi Yanlış Tedavi Sonucunda Ölüyor
punkt
Fakirlik Sağlığa Zararlı!
punkt
Amerika Birleşik Devletleri’yle Vergi Anlaşması
punkt
Sürat Tutkunlarının Ehliyetleri Geri Alınsın!
punkt
Sosyal Yardım İstismarcileri Takip Altında
punkt
Regensdorf Caddeleri Göz Hapsinde
punkt
Cenevre’de Söz Hakkı Bayanlarda
punkt
Devletin Emeklilik Sigortası’nda Büyük Açıklar
punkt
Yeşil Elektrik Piyasalarda Patlama Yarattı
punkt
Ocak Ayından İtibaren Her Askere Biber Spreyi
punkt
Toplu Taşıma Araç Trafiği Daha Güvenli
punkt
Artk Kiralar İpotek Faizlerine Göre Artmayacak!
punkt
Schengen Üyeliğiyle Değişen Genel Detaylar
punkt
İsviçre Schengen’in Bir Parçası Oldu
punkt
Aargau, Otoban Yolunun Yapımını Hızlandırdı
punkt
Trafik:Zürichliler Dünyanın Çevresini Katediyorlar
punkt
Yeni Hastane Düzenlemeleri: Sağlık Pahalılaşacak!
punkt
Swiss Havayolları Özürlüleri Taşımak İstemiyor
punkt
Tecrübenin Kıymeti Anlaşıldı
punkt
İşsizlerin Sayısı 140 000’e Yükselecek!
punkt
İsviçreliler’in Yeni Tropikal Cenneti
punkt
Yabancı Diplomaların Değeri ve Tanınması
punkt
İsviçre’de Gençlik Şiddeti Zirvede!
punkt
İsviçre Gizli Servisine Ağır İtham…

Türkçe Rap şarkılarına hazır olun

Pazar, Mayıs 9th, 2010

Romantik Serseri adlı albümü çıkarmaya çalışan Türk Rap Grubu Makale`nin Casus`u Kadir Özkan, Bu sene dinleyicilerimize Rap ziyafeti sunacağız dedi.

Başkent güzeli Pınar olsun

Pazar, Mayıs 9th, 2010

İsviçre Güzellik Yarışması öncesinde 15 Mayıs günü Bern güzellik yarışması yapılacak. Çok dilli ve eğitimli Türk kızı Pınar Oğuz da 16 finalist arasında yarışacak. Pınar`ı SMS oylarıyla destekleyebilirsiniz.

Türkiye`de ev (EMLAK) Alirken dikkat edilmesi gerekenler

Pazartesi, Mayıs 3rd, 2010

Uzun süren bir kış mevsiminin ardından nihayet yaz geliyor yavaş yavaş. Yazın gelişiyle birlikte insanlar, haliyle de ortalık canlanmaya başladı. Mevsimlerin insanlar üzerindeki etkisi düşünülürse umarım yaz mevsimi piyasaların da hareketlenmesine vesile olur. Yaz mevsimi ile birlikte turistlerin özellikle de yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın nam-ı diğer gurbetçilerimizin ülkemize girişleri başlayacak.



Gurbetçiler yurtdışında ülkelerinden uzak çalışıp, bir gün kesin dönüş yapma umuduyla birikimlerini haliyle ülkemizde değerlendiriyorlar. Bazıları en azından dönene kadar akmasa da damlar düşüncesiyle kira geliri elde etmek için mülk sahibi oluyor, kimisi de tatile geldiklerinde başlarını sokacakları bir yuva olsun diye. Bu yazımızda, gurbetçilerimizin mülk edinmeleri konusunda dikkatli olmaları gereken birkaç önemli noktaya değineceğiz.



Gurbetçilerimiz ülkeden ve ülke ekonomisinden uzak yaşadıkları için mülk edinirken zaman zaman sıkıntılar yaşıyorlar. Her sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de çatlak sesler gelebiliyor ve bu çatlak sesler gurbetçilerimizin mağdur olmasına sebep olabiliyor. Hepsinin düşüncesi anavatanlarında doğru ve güvenilir bir yatırım yapmak olan bu kişiler, yurt dışında edindikleri vizyon ve deneyimi Türkiye’ye uygulayıp, şehrin gelişen ve genişleyen bölgelerinde gayrimenkul almak istiyorlar. Gurbetçilerimizden öğrendiğimiz bir çok kötü hikaye var; Türkiye’de genelde emlak alımında kötü tecrübeler yaşamışlar, başlarından geçmiş kötü olaylar yüzünden de şimdi korku ile hareket etmeye çalışıyorlar ama yapamıyorlar.



Örneğin; girdikleri kooperatif ve inşaatların yıllarca bitirilememesi ve para yatırdıkları şirketler tarafından dolandırılmaları gurbetçileri bir ara Toplu Konut İdaresi`ne (TOKİ) yöneltti. Yabancı ülkelerde yaşayan çok sayıda Türk vatandaşı, memleketlerinde idarenin yaptığı konutlardan satın almayı tercih etti. Yapsatçılar “Eskisini getir yenisini götür” sloganıyla kampanyalar düzenledi; lüks konut yapımcıları da potansiyelin yüksek olduğu yeni kitlelere ulaşmaya çalıştı. Türkiye’ye döviz akıtan 4, 5 milyonluk gurbetçi kitlesi, inşaatçılar için önemli bir pazar konumunda. Lüks konut yapımcılarından bazıları ellerindeki birikimi değerlendirmek ya da geleceğe yatırım yapmak isteyen gurbetçilerin yönünü Türkiye’ye çevirmeye çalışıyor.



Türkiye’den ev almak isteyen yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız için bir kaç basit önerimiz var:
- Ev alacağınız müteahhiti ilk önce evin olduğun yerdeki belediye ve kaymakamlıklara sorun. İmar müdürleri ve Tapu müdürleri iyi ve kötü her şeyi size söyleyeceklerdir.
- Müteahhitin daha önce yaptığı projeleri gezin, bir kaç ev sahibiyle konuşmaya çalışın. Kalitesi nasılmış, zamanında ve sözleşmeye göre teslim etmiş mi? Soruşturun.
- Eğer projeden ev alıyorsanız, Satış Sözleşmesi yapın. Notere boşuna para harcamayın, bir avukat bulun çok daha ucuza halledersiniz. Yasal olarak aynı geçerlikteler. Yasal bir sözleşme o evin sizden başka birisine satılmasını engelleyecektir.
- Sözleşmeyi yapmadan önce Tapu müdürlüğünde kayıtları kontrol edin. Kat irtifakı kurulmuş ise size satılan dairenin başkasına sizden önce satılmamış olduğunu doğrulayın.
- Eğer projeden ev alıyor ve peşin para veriyorsanız kesinlikle tapu isteyin veya sözleşmenizi tapuya şerh ettirin. Yine bu da o evin sizden başka birisine satılmasını engelleyecektir.
- Eğer müteahhit kötü niyetliyse yine de o daireyi birden fazla kişiye satmanın yolunu bulacaktır ama en azından siz kendinizi yasalar karşısında garantiye alın.
- Kooperatifler konusunda dikkatli olun, çok iyi araştırmadan girmeyin.


Bu önerilerden sonra gurbetçilerimize gayrimenkul alımlarıyla ilgili birkaç bilgilendirme de yapalım:



GURBETÇİNİN TÜRKİYE’DEKİ İŞYERİ KİRASINA VERGİ YOK


Yurt dışında oturma ya da çalışma izni bulunan vatandaşlarımız, Türkiye’de elde ettikleri stopaja tabi işyeri kirasını, tutarı ne olursa olsun beyan etmeyecekler. Konutlarda durum farklı. 2008’de yıllık 2.400, 2009 yılında da 2.600 TL’yi aşan konut kira gelirlerini, Türkiye’de beyan edip, gelir vergisi ödeyecekler.



YURT DIŞINDA ÖDENEN KİRA


Yurtdışında oturdukları eve kira ödeyenler, Türkiye’deki evlerinden kira geliri elde ediyorlarsa, “gerçek gider” yöntemini seçmek suretiyle, yurt dışında ödedikleri kirayı, Türkiye’de tahsil ettikleri konut kirasından mahsup edebilirler. Böyle olunca, büyük bir olasılıkla Türkiye’de hiç vergi ödenmez.



GURBETÇİLERİMİZ KREDİ KULLANARAK EV NASIL ALABİLİRLER?


Gurbetçiler de cazip kredi imkanlarından yararlanarak, Türkiye de konut alıp, taksitlerini kira geliriyle karşılamak istiyor. Almanya ve Hollanda da yaşayan gurbetçiler konut, İngiltere ve Amerika da yaşayanlar ise yazlık alımı için Türk bankalarından kredi talebinde bulunuyor. Ancak, Sermaye Hareketleri Yönetmeliği, yurtdışında yaşayanların Türkiye’deki bankalardan konut kredisi kullanmalarını zorlaştırıyor.



Gayrimenkul sektöründe yatırım yapılabilir ülkeler arasına giren Türkiye’de, emlak sektöründeki canlılık yurtdışında çalışan gurbetçileri de harekete geçirdi. Uzun vadeli, cazip faizli kredi imkanlarından yararlanarak, konut alıp, taksitlerini kira geliriyle karşılamak isteyen gurbetçilerin Türk bankalarına yaptığı konut kredi başvurularında önemli oranda artış yaşanıyor.



Gurbetçilerimiz eskiden yıllarca yaptıkları birikimlerini doğup büyüdükleri şehirlerdeki konutlara yatırıyordu. Şimdi, yurtdışında yaygın ve cazip olan Mortgage koşullarının, Türkiye’de de oluşmaya başlaması, gurbetçilerin de Türk bankalarına yönelmesine neden oluyor. Gurbetçiler, genellikle kredi ile konut almak ve kirası ile taksitleri ödemek istiyorlar.



Yurtdışından bankalara olan konut kredi talebi yoğun olsa da mevzuata göre kredi kullandırmak bankalar için büyük risk oluşturuyor. Sermaye hareketlerinin 2 Ocak 2002 tarihli, YB-1 sayılı Merkez Bankası genelgesindeki düzenlemeye göre, yurtdışında yerleşik kişilere açılacak döviz ve TL kredileri transfer etmeyerek, nezdlerinde açacakları hesaplarına kaydetmelerinin ve bu hesabın kredi lehdarının Türkiye’deki ödemelerinin kullanılması için mümkün olmadığına yer verilmiş. Yani burada “Bankalara kredi verebilirsin, ancak bu krediyi verebilmen için borçlunun (krediyi kullanan kişinin) ülkesindeki banka hesabına krediyi transfer etmen ve kredi taksitlerini de bu hesaptan alman gerekir” diyor. Ancak bankalar konut kredisini krediyi kullanan kişiye değil, konutu satan kişinin hesabına yatırabiliyor. Bankacılar bu işlemin bankanın riskini artıracağını ve yüksek maliyet gerektirdiğini düşünüyor. Bu da kredinin kullanılmasında büyük engel teşkil ediyor.
KAYNAK

Umarım annem ve babam beni popomdan tanımaz

Pazartesi, Mart 22nd, 2010

Basel`deki bir genelevde çıkan yangında canını kurtarmaya çalışan bir Türk, 4. katın penceresine çırılçıplak çıkarak yardım isteyince, olay İsviçre basınının gündemine oturdu.

Penceredeki görüntüleri espri konusu olan Mehmet C., “Umarım annem ve babam beni popomdan tanımaz” dedi. Milliyet’te yer alan habere göre; geçtiğimiz pazartesi günü transseksüellerin çalıştığı ünlü bir genelevde yangın çıktı. O sırada genelevin 4. katında bulunan ve Türk olduğu belirtilen Mehmet C. (33), alevlerden kurtulmak için çırılçıplak vaziyette pencereye çıkıp yardım istedi. İtfaiyenin kurtardığı Mehmet C., daha sonra Blick gazetesine, geneleve bir tanıdığını ziyarete geldiğini söyledi. Mehmet C. “Umarım annem ve babam beni popomdan tanımaz” dedi. Bazı gazeteler ise Mehmet C.’nin aslında genelevde

Türkiye`den fuar atağı

Perşembe, Mart 4th, 2010
Türkiye`nin en önemli kültür turizm merkezleri, İsviçre`nin en büyük turizm fuarlarında bu sene yine geniş bir şekilde tanıtılacak.

Haberin devami icin TIKLA.

Vatandaş mutlu Migros mutsuz

Perşembe, Mart 4th, 2010
Her yönden uygulanan baskı ve zorba rekabetin neticesinde Migros`un da fiyatları indirmek zorunda kaldığını belirten patron Bolliger, Lidl ve Aldi çok fiyat kırıyor, daha çok satsak da az kazanıyoruz dedi.

Aldi ve Lidl`in İsviçre piyasasına girmesiyle birlikte artan rekabetten kazançlı çıkan vatandaşların yüzü gülerken ülkenin en önde gelen temel gıda satıcısı Migros Lidl ve Aldi`ye fiyatların düşmesine sebep olmalarından dolayı ateş püskürdü.
Yılın en iyi satışın yapıldığı yılbaşı döneminde geçen yılın aynı dönemini mumla aradıklarını belirten Migros patronu Bolliger, yılın tamamında da durumun pek farklı olmadığını dile getirdi. Bolliger, piyasaya giren Aldi ve Lidl`in fiyatların düşmesine neden olduğunu belirtti ve artık eskisi kadar ciro yapamadıklarından dert yandı.

Haberin devami icin TIKLA.

Almanya’da 5 vakit ezana izin verildi

Çarşamba, Şubat 3rd, 2010

Kuzey Almanya İslam Toplumu’na (BİG) bağlı olarak Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaletinde faaliyet gösteren Rendsburg Merkez Cami’nin minaresinden sela ile birlikte 5 vakit ezan okunmasına izin verildi.

Rendsburg Belediye Başkanı Andreas Breitner tarafından yapılan yazılı açıklamada, anayasal özgürlük ve din hürriyeti kapsamında minareden ezan okunması yönünde karar alındığı bildirildi.

Açıklamada ayrıca, Rendsburg Merkez Cami’de, ezanın haftada 7 gün 5 vakit okunacağı, sela okunmasına da izin verildiği kaydedildi.

BİG Başkanı Ramazan Uçar da, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, “Belediyenin ezan okunması yönünde karar vermesi sevindirici. Bu, Müslümanların tanındığının bir göstergesi. Belediye önünde bu durumu protesto eden bir grup var. Ancak bu küçük bir azınlık. Olumlu karar, uyuma katkı saylayacak önemli adımlardan biri olacaktır. Almanya’da uyum politikası tekrar sorgulanmalı ve gözden geçirilmelidir. Bugünkü karar önemli bir adımdır” dedi.

İlk etapta toplumu alıştırmak için sadece cuma günleri öğle namazı, 1 yıl sonra da sabah 06.00 ile akşam 22.00 arasına denk gelen namazlar için ezan okunacağını belirten Uçar, “Her ne kadar haftada 7 gün ezan okunması yönünde belediyeden izin çıkmışsa da, biz toplumu ezana yavaş yavaş alıştırmak istiyoruz. Bu nedenle ilk olarak cuma günü öğle ezanı okuyacağız. Bir yıl sonra da haftada 7 gün ve 5 vakit, sabah 06.00 ile 22.00 arasına denk gelen saatlerde ezan okuyacağız” diye konuştu

Uçar, 1,5 milyon avroya mal olan caminin hayırsever Müslümanların bağışlarıyla inşa edildiğini, banka kredisi kullanılmadığını sözlerine ekledi.

Rendsburg Merkez Cami birkaç ay önce Schleswig-Holsetin Eyaleti Başbakanı Peter Harry Carstensen’in de katılımıyla görkemli bir törenle açılmıştı.

İnşaatı 10 yıl kadar süren caminin Osmanlı ve Selçuklu mozaiği ile donatılmış 26 metre yüksekliğinde 2 minaresi bulunuyor. Caminin kubbesinin yüksekliği 6, genişliği ise 8 metre. Toplam 360 metre karelik bir alanda kurulu bulunan Merkez Cami inşa halindeyken belediye tarafından mimari değere sahip korunması gereken yapılar listesine alınmıştı.

AA

Isvicrede her ev ve isyeri radyo televizyon vergisi ödeyecek.

Çarşamba, Ocak 27th, 2010

Simdiye kadar sadece evlerde olan vergiler yeni düzenlemeyle bütün isyerlerinide kapsayacak sekilde degistirilecek.Ulastirma ve infarmasyon bakani Moritz Leuenberger yaptigi aciklamada artik isyerlerinde bilgisayarlarda radyo dinlemek ,televizyon seyretmek normal hale geldigi icin bu cözümün getirildigini söyledi.Bu uygulama yürürlüge girince evlerden alinacak vergiler yillik 100 frank civarinda düsecek.

İsviçreliler ‘HEPİMİZ MÜSLÜMANIZ’ dedi!

Cumartesi, Aralık 5th, 2009

İsviçre’nin Cenevre kentinde Hıristiyan ve Müslümanlar üstünde Hepimiz Müslümanız yazılı minare maketi taşıdı.

İsviçre’de referandumla minare yapımının yasaklanmasına tepkiler çığ gibi büyüyor.

Dünyanın çeşitli kentlerinde yapılan protestoların yanısıra İsviçre’nin Cenevre kentinde birlikte yürüyen Hıristiyan ve Müslümanlar üstünde Hepimiz Müslümanız yazılı minare maketi taşıdı.

İsviçre’de, referandumla yeni minare yapımının yasaklanması kararını kınayan protesto yürüyüşleri yapıldı. Cenevre’de önceki akşam bir araya gelen İsviçreli Hıristiyan ve Müslümanlar üzerinde “Hepimiz Müslümanız” yazılı minare maketi taşıdılar.

İsviçre haber ajansı ATS’nin haberine göre, Lozan kentinde toplanan yaklaşık 5 bin kişi, katedralden camiye kadar yürüyüş düzenledi. Göstericilerin taşıdığı pankartların birinde “Ayrımcılığa Hayır” ifadesi yer aldı.

Cenevre’de de yaklaşık 2 bin kişi Protestan Jean Calvin’in 1500′lü yıllarda vaaz verdiği katedralin önüne ahşap minare maketleri dikti. Buradaki göstericiler üstünde “Hepimiz Müslümanız” yazılı minare maketi taşıdı. Yaklaşık 7.7 milyon nüfuslu İsviçre’de çoğu Türkiye, Bosna ve Kosova’dan giden 300 bin civarında Müslüman yaşıyor.

BİR ANLAMDA FAŞİZM

İzmir’de bulunan Musevi ve Hristiyan azınlıklar, İsviçre’nin minare yapımını yasaklayan kararına tepki göstererek, “İnanç, kişisel insan hakkıdır, oylanamaz” dedi.

İzmir Musevi Cemaati Başkanı Jak Kaya, “Biz de konuyu hayretle karşıladık. Böyle bir davranış, İsviçre gibi medeni bir ülkeye yakışmadı. Aynı zamanda insan haklarıyla da ilgili. İnanç, bir insan hakkı. Bunun referandumla sınanması, oylanması söz konusu olmamalı. Böyle bir düşünceyi kınıyoruz” diye konuştu.

Merkezi İzmir’de bulunan Protestan Kiliseler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Umut Şahin de İsviçre’deki referandumun sonucunun, inanç özgürlüğü açısından vahim bir durum olduğunu vurguladı.

Şahin şunları söyledi: “İsviçre halkının çoğunluğunun böyle düşünmediğini sanıyorum. Maalesef sadece bu görüşü savunanlar sandığa gitmiş herhalde. İnanç özgürlüğü alanında sandığa gidilmesi yanlış.

Böyle bir demokratik hakkın olmaması lazım. Şimdi Türkiye’de bir referandum olsa, kiliseler istenmese, bu demokratik hak olur mu? Bu bir anlamda faşizmdir. O bakımdan her hak, her oylama demokratiktir diyemezsiniz.”

Size söz veriyorum yasa iptal edilecek

İsviçre’de bir çeşit senato görevini yapan Eyaletler Konseyi Başkanı Erika Forster Vannini, yasaktan dolayı çok üzgün olduğunu belirterek, “Hükümetimiz yanlış bir karar aldı. Size söz veriyorum: Bu yasa iptal edilecek. Hükümetimiz bu konu üzerinde çalışmaya başladı” dedi.

Ülkedeki Müslümanlara hitaben bir açıklama yapan Erika Forster-Vannini şunları söyledi: “Sevgili Müslümanlar; minareler yasaklandığı için çok üzgünüz.

Hükümetimiz yanlış bir kararı aldı. İslam ve Müslümanlara saygı göstereceğiz. Ancak her insan hata yapabilir. Bir hata yaptık. Size söz veriyorum: Bu yasa iptal edilecek. Hükümetimiz bu konu üzerinde çalışmaya başladı. Saygılarımla.”

Büyükelçi tepkilere hak verdi

Minareleri yasaklayan referendumla ilgili NTV’nin sorularını cevaplandıran İsviçre’nin Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz, Müslümanların ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kaygılarını ve tepkilerini anladığını söyledi.

Sonucun İsviçre’deki korkuların bir yansıması olduğunu savunan Kunz şunları söyledi: “Referandumun sonucu, İsviçre halkının kararıdır. Bu öneri bir grup vatandaş tarafından yapıldı, devlet tarafından sunulmadı.

Hükümet, bu girişime karşıydı. Seçmenlere ‘hayır’ yönünde oy vermeleri çağrısı yapıldı. Dini gruplar da karşı oy verme çağrısı yaptı.”

Bu arada, Kunz’un, Diyanet İşleri Başkan Vekili Mehmet Görmez’i ziyaret ederek referandum sonucundan hükümetinin duyduğu rahatsızlığı ve tepkilerden duyduğu endişeleri paylaştığı bildirildi.

YENİŞAFAK